Maket Evler Diyarında Bir Gün: Brüj

April 6, 2018

Brüksel'e uçak bileti aldığımızda Brüj'e gitme planı ortada yoktu, yani bu güzelim yerleri görmeden dönme ihtimali de vardı ki, o ihtimalin şimdi çok büyük bir kayıp olacağını söyleyebiliyoruz. 

 

Brüj'ü araştırmaya başladığımızda da bu denli fotojenik, sempatik, şahsına münhasır ve leziz bir yer olabileceğini tahmin etmiyorduk. Ortaçağ havasını da çok iyi korumuş olması, her sokakta, her binada sizi gerçekten, bir dönem filminin içinde hissettiriyor. Size de karış karış gezmek, keşfetmek yani kendi masalınızın başrolü kalıyor ;)

 

Kısa Kısa Brüj

 

* Brugge isminin eski Flamanca / Flemenkçe'deki köprü sözcüğü olan ''brucge'' sözcüğünden geldiği tahmin ediliyor.

 

* Brüj, Belçika’nın Batı Flandre Kantonu’nun başkentidir.

 

* Orta Çağ Avrupa mimarisinin en iyi örneklerinden olarak görülen Brüj, 2000 yılı itibariyle UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alıyor. 

 

* 2002 yılında da Avrupa Kültür Başkenti olmuş.

 

* 11.yüzyılda Avrupa'nın ticaret merkezi durumunda olan Brüj, doğal etkenler nedeniyle günümüzde denizle bağlantısını birkaç kanal dışınd akaybetmiş durumda.

 

* Brüj denince aklımıza ilk olarak çikolata, bira ve dantel geliyor. 

 

* Bir de tek taş yüzüğün ilk kez burada bir kıza hediye edildiği rivayet ediliyor.

 

Ulaşım

 

Günübirlik Brüj gezisi için erken kalkıp yola erken çıkmanızı tavsiye ederiz. Özellikle mevsim kış ise günler daha kısa olduğu için hava kararana kadar dolu dolu gezmek için daha çok vaktiniz olacaktır. Şansımıza hava güneşliydi ama Şubat soğuğu da kendini hissettiriyordu.

 

Brüksel'den Brüj'e geçmek için tren veya otobüsü tercih edebilirsiniz. Biz, otobüs biletlerini önceden internetten uygun fiyata alma fırsatını kaçırdığımız için trenle gitmeye karar verdik. ''Brussel Centraal'' da 2 numaralı kısıma geldiğinizde elektronik ekranda Knokke yazan trene binebilirsiniz. Görevliden veya diğer yolculardan gelen trenin Brugge'a gidip gitmediğini teyit etmekte fayda var.Bu tren aynı zamanda Gent'e (Ghent) de uğruyor. Eğer rotanızda Gent de varsa bu treni kullanabilirsiniz. Brüksel - Brüj tek yön 14.80 Euro ve yol yaklaşık 1.saat 10 dk. sürüyor. Biletlerinizi online almak isterseniz buradan veya buradan satın alabilirsiniz.

 

Eğer yanınıza sandviç, içecek alırsanız 2 katlı trenin üst katına çıkıp masalı kısımlardan birine oturun ve bahçeli minimal evler, boş arsalar, yeşillikler Gent civarında biraz şehir ve sanayi manzarası eşliğinde keyifli bir yolculuğun tadını çıkarın.

 

Yolculuk esnasında kondüktöre biletinizi göstermeniz gerekiyor; atmayın, kaybetmeyin ;)

 

 

Brugge istasyonunda indikten sonra Brüj'ün meşhur Markt Meydanı'na ulaşmak için, sol tarafta otobüslerin kalktığı noktadan otobüse binebilir veya bizim gibi yürümeyi tercih edebilirsiniz. Otobüsle yaklaşık 12 dakika yürüyerek yaklaşık 30 dk sürede Markt Meydanı'na varıyorsunuz. Biz, oldukça memnun kaldığımız Moovit uygulaması ile telefondan haritayı takip ederek meydana doğru ilerledik. Hemen hemen hepsi aynı tarzda meşhur Belçika & Brüj evlerinin süslediği film platosu gibi sokaklardan geçerken iyiki yürümüşüz dedik. Yürürken uygulama dışında uzaktan da kendini gösteren Belfry Kulesi'ni de hedef nokta olarak belirleyebilirsiniz.

 

Minnewater (Lake of Love)

 

Markt Meydanı'na yaklaşık 10-15 dk. mesafe kala sol sağ tarafımızda yine Brüj'ün sembol noktalarından Minnewater'ı da görmüş olduk. Romantik bir hikayeye ev sahipliği yapan bu park gerçekten el ele yürüyüş yapmak için harika bir seçim olur. 14 Şubat sabahında orada olmamız da güzel bir tesadüf oldu :)

 

Markt Meydanı (Markt Square)

 

Markt Meydanı, Brüj'ün en meşhur ve en renkli meydanı. Fotoğraflarda arka fonda yan yana sıralanmış maket gibi görünen o tatlı binalar da bu meydanda yer alıyor. Aynı zamanda Christmas zamanı Christmas Marketlerin kurulduğu bu meydanda, diğer özel günlerde ve belki de bazı dönemlerde özel gün olmaksızın da meydanın ortasına kurulan tezgahlar ile açık hava pazarına dönüştüğünü görebilirsiniz. 

 

Meydana vardığımızda Belfry Kulesi'nin durmaksızın çalan melodik çanı eşliğinde zaman ve mekan kavramından kopup gittik. karşımızda duran renkli binaların güzelliğine mi, gökyüzüne yükselen Belfry Kulesi'ne mi yoksa gotik havasıyla Historium binasına mı bakacağımızı şaşırdık. Sonra meydanı 4 köşe süzmeye başlayınca ortasında, 14 Şubat olması nedeniyle olduğunu düşündüğümüz tezgahları ve seyyar arabaları gördük. Çoğunluğu çiçek olmak üzere tezgahlar rengarenk ve seyyar arabalarda çeşit çeşit peynirler, ayaküstü atıştırmalık Belçika lezzetleri hem gözlere hem de midelere şenlik cinstendi. Markt Meydanı'ndan ayrılıp çevreyi gezip akşama doğru meydana geri döndüğümüzde ise tezgahlar  toplanmış ve seyyar arabalar gitmişti.

 

Meydanda birkaç restaurant-cafe, Burger King, hediyelik dükkanlar ve çikolatacılar var. Biz de acıkmaya başlayan karınları Belfry Kulesi'nin hemen önündeki 2 seyyar Belçika patatesçisinden birinden aldığımız külah patates ile ödüllendirip Burg Meydanını bulmak için billboarddaki haritaya baktığımızda Belfry Kulesi'ni arkamıza alıp sağdaki sokağa girince karşımıza çıkacağını gördük. Günübirlik bir gezi için 2 meşhur meydanın bu derece yakın ve gezilecek yerlerin derli toplu olması harika! 

 

Belfort (Belfry) Kulesi

 

Brüj'ün simgelerinden olan Belfort Kulesi, tüm heybetiyle Markt Meydanı'nda yükseliyor. Çan kulesi veya saat kulesi olarak da anılıyor.83 metre yüksekliğindeki kuleye  366 basamak aşıp çıkabilirsiniz. Kapıda sıra olabiliyor ve açık olduğu saatler 09:30 - 18:00.

Kuleye çıktığınızda ise Brüj'ü kuşbakışı izlemek çıktığınız basamaklara değecek cinsten.

İşte o zaman maket evler dediğimiz renkli sıralı evler tam bir maket gibi görünüyor.

 

Tüm meydanı saran çan sesi eşliğinde sokakları gezmek ise, sizi her bir köşesinde çok iyi korunmuş tarihi dokuyla daha çok bütünleştiriyor. 

 

Aynı zamanda 360° şehir fotoğrafı çekmek için en ideal nokta da Belfort Kulesi! 

 

Kafadaki şapkalara dikkat uçması işten bile değil ;)

 

Historium

 

 

Historium,  Orta Çağ Brüj'üne dair yolculuk yapabileceğiniz farklı bir deneyim adresi. Film, müzik ve özel efektlerin kullanıldığı, muhteşem ortaçağ arka planlarıyla tamamlanmış yedi tarihi temalı odadan geçerken, bir aşk hikayesinin içinde yaşananlara tanık oluyorsunuz. Biletleri çoğunlukla uzun zaman önceden tükenen bu deneyim için gideceğiniz tarih netleştiğinde web sitesinden gün ve saatlere göre uygunluk durumunu kontrol edip online bilet alabilirsiniz. Yetişkin 14 Euro, öğrenci 10 Euro. 

Buyrun linke gidiş buradan. ;)

 

Burg Meydanı (Burg Square)

 

 

Burg Meydanı, belediye binası, nüfus müdürlüğü ve Kutsal Kan Bazilikası'nın da bulunduğu, Markt Meydanı'na kıyasla daha sakin ve daha resmi bir meydan. Hediyelik dükkanı ve çikolata dükkanı da mevcut. Meydandaki yapıların mimarisiyle faytonların aynı karede olduğu anlar masal gibi bir görüntü ortaya çıkarıyor. 

 

Kutsal Kan Bazilikası (Basilica of The Holy Blood)

 

 

Kutsal Kan Bazilikası, 12.yy da bir silindir içinde buraya getirilen ve İsa'nın kanı olduğuna inanılan bu nedenle dini önemi yüksek bir nokta. Görkemli cam silindir kap içinde sergilenen kan, günün belli saatlerinde bir yastık üzerinde teşhir ediliyor, söylenene göre bir dönem de şehirde bu şekilde teşhir ediliyormuş. Bazilikaya giriş ücretsiz ancak müze kısmi ücretli. 

 

Bazilikaya girdiğimizde bir çeşit seremoni yapılıyordu ve ziyaret eden çok kişi vardı. Ayrıca içerideki vitrayların görsel bir şölen sunduğunu da ekleyebiliriz.

 

 St. John Hastanesi

 

Avrupa’nın en eski hastanelerinden olan, 1188′e dek uzanan bir tarihe sahip olduğu düşünülen St. John's Hastanesinin,1978 senesinde hastane olarak faaliyeti durmuş.  Günümüzde müze olarak gezilebilen hastanede, hasta kayıtları, ameliyat araç-gereçleri görülebiliyor.

 

Aynı zamanda müzede, 6 tanesi Flaman resmi ressamlarından olan Hans Memling‘in olmak üzere tablolar da sergileniyor. Bu tabloların da çoğunlukla tıp temalı olduğunu söyleyebiliriz.

 

 2be Beer Wall

 

 

İşte burası tam bir bira cenneti! Gitmeden önce Brüksel'deki Delirium'u merak ediyorduk, buraya da bir uğrarız diye düşünüyorduk ki uğramakla kalmayıp günübirlik gezide 2 kez gitmiş olduk. Bira içmeseniz bile kahvenizi yudumlayıp kanalın kenarındaki harika konumunda gezi teknelerini ve gelip geçenleri izleyip sohbet edebileceğiniz harika bir yer. Hava 1 derece olmasına rağmen dışarıda oturup biz de tadını çıkardık. 

 

Oldukça büyük bir alana sahip olan mekanın girişinde sol taraftaki duvar buraya adını veren meşhur bira duvarı. Sağ tarafta ise oturabileceğiniz bir alan mevcut. İçerisi ise girişteki ve kanal kenarındaki açık alanlara oranla bir hayli küçük. Tavandan sarkan İngilizce - Fransızca - Almanca - İspanyolca - Felemenkçe menülerden biralara ve tadım setine bakabiliyorsunuz. (Bira tadımı 10 Euro.)

 

Hindistan cevizli ve vişneli bira ile adım setinde tanıştıktan sonra, her ikisi de Brüj'e gitmek için başlı başına bir sebep olabilir dedik. (Hindistan cevizli bira 4,5 Euro.)

 

 

Tepside 1-2-3-4 olarak numaralandırılmış bardaklarda hangi bira olduğu ve içerikleri de size verilen kağıtta farklı dillerde yazıyor. Kanal kenarındaki açık alanına ise oturduğumuz yerin hemen yanındaki kapıdan çıkılıyor.

 

Buradan çıkıp Brüj sokaklarını gezmeye başladıktan sonra dönüş öncesi iç kısmında hem ısınmak hem de müzikler eşliğinde coşan eğlenceli bir İngiliz turist gruba katılmak için tekrar oturduk. Günübirlik bir gezi için 2 kez aynı yere gitmek de bizim için bir ilk oldu.

 

Brüj Sokakları

 

2be Beerwall'dan çıkıp sola doğru yürüyünce kanal kenarında otururken karşınızda kalan ve kanal boyunca sizi sevimli sokaklara götürecek olan yere çıkıyorsunuz. Burası, Quay of the Rosary olarak adlandırılan Brüj'ün tarihi binaları ve kanal manzarasının buluştuğu en güzel noktalardan. Arkamızdan teknenin geçtiği fotoğraftaki ağaç baharda kanala doğru yemyeşil harika bir görüntü oluşturuyor. Biz yürüyerek keşfetmek istediğimiz ve kanal kenarında oturup vakit geçirmekten hoşlandığımız için kanal turu yapmadık. Belki bir sonrakine.

 

Binaların birbiriyle uyumu, genel dokunun göz yormayan ve huzur veren sade hali ve yine az katlı yapıların verdiği ferahlık hissi attığınız adımların yorgunluğunu unutturuyor.

 

 

Alışveriş & Hediye

 

Hediye olarak çikolata ve Markt Meydanındaki renkli binaların yer aldığı magnetler Brüj'ü simgeliyor. 4'lü- 5'li çikolata paketleri hem evinize hem de sevdiklerinize götürmek için ideal. Bu paketler çeşitli dükkanlarda 9 Euro ile 30 Euro civarında değişiyor. 

 

2be Beerwall'ın hemen girişinde sağ tarafta bira setlerinden, markaların kendi bardaklarına, anahtarlığa, t-shirte kadar birbirinden güzel şeyler satılıyor. Hangisine bakacağınızı şaşırıyorsunuz, fiyatlar maalesef uçuşta olan Euro nedeniyle kasayı teğet geçmenize sebep olabiliyor. 

 

İlk duyduğumuzda çok enteresan gelen ve hediye için nostaljik bir alternatif olacak dantel de Brüj'ün simgelerinden olduğu için listeye eklenebilir.

 

 Tavsiyeler

 

* 2008 yapımı ''In Bruges'' filmini izledikten sonra giderseniz Brüj'ü başka bir gözle gezebilirsiniz. 

 

* Midenizde bira, patates, waffle ve çikolataya yer açtığınızdan emin olun, eğer döndüğünüzde tartıyla barışık olmak istiyorsanız gitmeden önce kendinizi hazırlamak isteyebilirsiniz. Yemediklerinizde aklınız kalmasındansa bırakın yedikleriniz tartıda size gülümsesin. Oradaki çikolatalar şelale olup aksın mesela ;) 

 

* Brüj günübirlik yürüyerek rahatlıkla geziliyor. Fayton ve bisiklet alternatiflerini de değerlendirebilirsiniz. 

 

* İlkbahar ve sonbahar mevsimi hem hava hem de turistik yoğunluk anlamında rahat gezebileceğiniz dönemler. Yaz aylarında oldukça kalabalık olduğunu duyduk.


* Bizim gitmediğimiz ancak Brüj'de gezilebilecek diğer yerleri de sizin için listeledik:

 

  1. Sint-Salvatorskathedraal (St. Salvator's Cathedral)

  2. Church of our Lady 

  3. Choco Story

  4. Gruuthusemuseum

  5. Diamond Museum

  6. Bruges Beer Experience

 

* Bira seviyorsanız ve farklı tatlara açıksanız kanal manzarasına karşı vişneli ve hindistan cevizli biradan tatmadan dönmeyin.

 

* Çikolata konusunda ise bizim favori adresimiz hem uygun fiyatlı hem lezzetli 4'lü-5'li setlerin olduğu mavi tabelalı çikolatacı. Markt Meydanı'na çıkan ara sokaklardan birinde yer alıyor.

 

''Best Price'' yazılı afişin altındaki kutularda bizim favorimiz ''Belgian Truffles'' lar var ve hepsini stoklayasımız geldi. Bademli, karamelli ve kakaolu favorimiz.

 

Brüj'den ayrılışımız zor oldu. Burası aynı anda hem huzur hem de enerji veriyor. Günübirlik yetmedi 2. kez gideriz dedirtiyor. ;)

 

Akşam 18:30 sularında Markt Meydanı'na dönüp hava kararmış ışıklar yanmış haliyle kendimizi bir banka bırakıp son bir seyyar patates kaçamağı yaptık.  Dönüş için geldiğimiz istasyona navigasyon yardımıyla yürüyüp yine tren biletlerimizi alıp Brüksel'e doğru yola çıktık.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook
Share on Twitter
Please reload

RECENT POSTS:
SEARCH BY TAGS:
Please reload